11/5/2008 - qarasının anası

“Çocuktum. Üzerdim, hırpalardım. Surat yapardı yalancıktan. Gönlünü almaya çalışırdım. Alıngan bir yüz ifadesi ile /Gözlerime bakmadan/ başını benden öte yana çevirirdi /Gülmemek için kendini zorladığını da bilirdim/ “men qara kuçiyin anasıyam” Derdi. Bir zaman sonra qara kuçiyin kim olduğunu çözdüm... Onun qara balasıymış qara kuçiy; Benmişim.”
Oyunlar oynardım sokakta. Vakit hayli geçmiş olurdu; Sofra kurulmak üzre, ben bekleniyordum. Biliyordum.
Elbette hiçbir oyun senden, senin nefesinle ısıttığın o sıcacık evimizden çok daha güzel değildi.
Oyundan vazgeçemeyiş değildi benimkisi. Benimkisi; Nazdı.
Saatim yoktu, ama yinede akşam olduğunu bilirdim. Bilirdim zamanı. Ve senin beni arayacağını da...
Aslında var ya yorulurdum o saatlerde ve kıyısında olurdum oyunların. Bir gözüm hep sende olurdu; Ne zaman gelecektin? Ne zaman seslenecektin?
En son fayton geçtiğini beş geçerdi en fazla /Hep o faytondan inerdi babam/ Sen bahçe duvarından seslenirdin önce. Ben çocukların içine dalardım en son kalan gücümle. Sonra sen bahçe kapısından çıkar, gelip beni bulurdun.
Oyun oynayacağımdan değildi aslında, ama ne bileyim işte hoşuma giderdi gelip beni çocukların içinden buluşun, elimden tutuşun, eve götürüşün.
Bilirdim sinirlenmelerin, azarlamaların hep sahteydi, yalancıktandı, yapmacıktı. Sen bana hiç kıyamazdın ki.
Hele bahçemizdeki o çeşmede ellerimi, yüzümü yıkadıkların vardı ya... Biterdim.
Biliyormusun anne artık canım o sokak oyunlarını falan çekmiyor. Hem ne derler bu yaşımda? Kimseler bir şey demese bile arkadaşlarım nerede? O şehir, o mahalle, o sokak nerede?
Artık bilyeler çok ufak kalır ellerimde ve sanırım karnı gök kuşaklı topaç ta yapmıyorlar artık.
Sonra faytonlar yok,
Babam yok,
Sen saate bakmazdın ki.
Sen babam geldiği zamana kuruluydun.
Şimdi oyunda kalsam.
Fayton geçmez,
Babam gelmez,
Sen beni almazsın...
Kalırım.
***
Anne...
Fayton geçti biliyorum, babamda geldi. Sen seslenmedin henüz.
Hem sanırım ben biraz daha oynayacağım. Sizin oynadığınız oyunlardan; Çocuk büyütme falan işte.
Ama yinede bir gözüm sende bilesin....
O çeşme akıyor mu? Hani ellerimi, yüzümü yıkardın ya. Hani kanayan dizlerimi.
Yüreğim üstede düştüm anne, kanattım. Onu da yıkarsın değimli karasının annesi.
* men qara kuçiyin anasıyam : ben kara köpek yavrusunun annesiyim.
|